ihtikâr


ihtikâr
(A.)
[ رﺎﮑﺘﺣا ]
vurgun.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • ihtikâr — is., tic., esk., Ar. iḥtikār Vurgunculuk …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İHTİKAR — Hor ve hakir görmek. Hakarete katlanmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHTİKÂR — Bir şeyi kıymetlensin diye saklamak. * Ist: İnsanların veya ehlî hayvanların yiyeceklerine âit şeylerin satış kıymetleri yükselsin diye kırk gün kadar saklamak. Böyle yapan kimseye muhtekir denir. * Vurgunculuk, bozgunculuk. (Bak: Muhtekir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHTİKÂREN — İhtikâr suretiyle, vurgunculukla …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • boğuntu — is. 1) Zor soluk alma 2) Sıkıntı Sen hiçbir zaman bilmeyeceksin bu korkunç boğuntuyu, bu çaresizliği. N. Eray 3) argo Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr Boğuntuya biterim, Mustafa kardeşim. H. R. Gürpınar Atasözü,… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ulu orta — zf. Bir şeyin aslını bilmeden, düşünüp tartmadan, çekinmeden, açıktan açığa Ticaret, ulu orta bir ihtikâr işi olmuştu. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vurgunculuk — is., ğu, tic. İleride meydana gelebilecek fiyat dalgalanmalarından yararlanarak kazanç sağlama, ihtikâr, spekülasyon Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller vurgunculuk etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MUHTEKİRÎN — (Muhtekir. C.) İhtikâr edenler. Vurguncular …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük